Kahraman Tost,
Kumbaşı Belediye Plajı, Kumbajı Limanı, Çamlıyalı sahili, Ordu Büyükşehir Belediyesi Ters Ev, Ordu Teleferik İstasyonu, Mabet Ağacı Cami, Tayfun Gürsoy Parkı, Ihlamur Vadisi Parkı (Şahincili), Sevgi Parkı (Şahincili), Civil Kıyı Park (Şirinevler), Kemer Köprü, Paşaoğlu Evi Etnoğrafya Müzesi (0452.2232596), Kahraman Sağra Fındık Müzesi, Orta Cami, Yalı Cami, İskele, Atatürk Parkı, Ordu Merkez Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu (0452.2254358), Ordu Evi Askeri Gazino (0452.2254685), 19 Eylül İlköğretim Okulu Denizciler Dondurma, Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu, Ordu Protestan Kilisesi/Protestan Kiliseler Vakfı Ordu Temsilciliği/Ordu Agape Kilisesi (Karakaçar Sokak), Taşbaşı Mahallesi, Ordu Kültür Merkezi, Taşbaşı Evleri, Alp Akıncı Sanat Atölyesi Taşbaşı, Taşbaşı Kültür Merkezi, Taşbaşı Kilisesi, Taşbaşı İskele, Boztepe Macera Parkı, Boztepe Teleferik, Ordu Dağ Kızağı Raytapark, Tepe Restoran, Ravza Park Boztepe, Ordu Limanı, Kumbaşı Limanı, Cotyora Bozukkale (Güzelyalı), Kumbaşı Belediye Plajı, Ordu Kadınlar Plajı, Civil Deresi, Ordu Devlet Tiyatrosu, Ordu Büyükşehir Halk Plajı, Altınordu Etkinlik alanı, Melet Çayı, Çavuşlar Şelalesi (Çavuşlar), Teynelli Köyü Kaya Mezarı, Anıt Ağaç (Bayadı), Kurul Kalesi (Bayadı), Üç Taş (Karakiraz), İnziva Evi (Lazoğlu Mahallesi 05322952799), Yoroz Kent Ormanı (Saraycık Köyü), Turnasuyu Irmağı, Gökömer Ekolojik Turizm Köyü (Topluca), Saraycık Kabalı Mahallesi, Karaağaç Çatalkaya Mevkii, Karaağaç Kaya Mezarı, Akkese Köyü Kaya Mezarları (15km mesafede 2 adet), Delikkaya Köyü Kaya Mezarları (15km.'de 3 adet), Günören Köyü Kaya Mezarları (17km.'de 3 adet), Hatipli Köyü Kaya Mezarı (5 km), Yağızlı köyü Kaya Mezarları (15km.'de 4 adet), ve Büben Köyü Kaya Mezarı, Kabaçağlayan Şelale ve Mağaraları (Karaoluk), Sarısay Şelalesi (Karaoluk), Karaoluk (Çiseli) Şelalesi (Karaoluk), Küpcan Şeşalesi (Kayabaşı)
Kurtboğaz Şelalesi, Karakız Şelalesi (ilküvez), Kapılı Şelalesi (Kapılı), İlküvez Barajı (Akpınar), Kurtluk (Kurtboğaz), Taz Yaylası, Çağman Yaylası (Ormancık), İt Keseri Yaylası (Çamlıca), Ağmagerisi Taş Köprüsü (Akpınar), Gran Tepesi (Akpınar), Demirciler Yaylası (Akpınar), Uludüz Tepesi (Akpınar), At Gölü Şelalesi (Dağyolu), Argan Yaylası Seyir Terası ve Bayrak, Argan Yaylası (Gedikli), Argan Yaylası Gölet, Seysük Yaylası (Gedikli), Mortdüzü (Gökçebayır), Tifi Köprüsü (Gökçebayır), Höben Mevki (Gökçebayır), Tifi Gözlem Tepesi, Gökçebayır Deresi, Ütük Tepesi, Kale Tepesi (Karaçal), Eşemez Mevki (Gedikli), Gölcüğez/Karakaş (Çavdar), Çekiç Obası Yaylası (Damyeri), Susuz Yaylası (Karaçal), Keltepe Yaylası (Karaçal)
Kutlular Şelalesi, Mağarayanı (Zaferimli), Yelve Yaylası Salıncak (Zaferimli), Mağarayanı (Zaferimli), Ordu Aybastı Pelitözü, Çağlayan Şelalesi (Pelitözü), Hanyeri Türbesi, Kızılot Yaylası, Kutlular Obası (Pelitözü), Kutlular Obası Mesire Alanı, Törgem Köyü (Çakırlı), Kabaktepe Mesire Yeri, Cehennem Deresi (Çakırlı Düzağıl Mevkii), Aybastı Kent Ormanı, Perşembe Yaylası (Çakırlı), Perşembe Yaylası Şehitler Park Çay Bahçesi ve Mesire Alanı, Er Meydanı, Aybastı Belediyesi Karavan Kamp Alanı, Aybastı Perşembe Yaylası Yürüyüş Yolu, Gökçebayır Deresi, Aybastı Perşembe Yaylası Tarihi Kümbet Cami, Karga Tepesi, Adatepe Perşembe (Terzili), Adatepe Yaylası Kelhasan Yayla Evi, Aybastı Çiseli Şelalesi (Çakırlı), Esenli mahallesinde sütunları kırık 1 adet Kaya Mezarı vardır. Uzundere Şelalesi (Uzundere), Borta Obası (Uzundere), Hıdırlı Yaylası (Uzundere), Sevdeş Obası-Alacalar Yaylası (Uzundere), Belenköy Hacıosmanoğlu Yaylası (Uzundere), Uzundere Erikalan Yaylası (Uzundere)
Gümüşlü Kanyonu (Gümüşlü Mahallesi), Cevat Bey Konağı Tarihi (Edirli), Cemal Bey Konağı?, Gelin Kayası (Taşoluk), Şehit J. Er Yıldıray Uygun Anıtı (Örmeli), Çakal Dağı (Tepeli), Hisarbey Köyü Kaya Mezarları (1 km.'de Doğu ve Batı sırtlarda 2 adet), Sucuali Köyü Kaya Mezarları (3 km mesafedeki Sucuali'nin üstündeki tepenin farklı alanlarına konumlanan 3 adet Kaya Mezarı), Çamaş Kanyonu (Sucuali), Çamaş Kanyon Tesisleri (Budak), Gümüşlü Kanyonu (Gümüşlü Mahallesi)
Çatalpınar Ortaköy Şelalesi (Karşıyaka), Sarıçiçek Yaylası (Keçili), Bolaman Çayı, Fatih Dere Şelalesi, Alucra Deresi (Keçili), Serinkesti Şelalesi (Göller), Bolaman Deresi
İlküvez, İpekyolu Takım Şelaleleri (İlküvez), Çayırbaşı Camii, Kibar Şelalesi (Kapılı), İlküvez Gökçe Gelin Şelalesi (Gürcek), Kazankaya Şelalesi (Çınar), Çaybaşı Şeyh Mehmet Türbesi (Tekke)
Cıngırt Kayası ve Mağarası (Dolunay), Cöre Mevkii (Yapraklı Köyü), Dolunay Mahallesi Sahili, EHSBO Parkı, Fatsa Belediyesi Çamık Tesisleri, Dolunay Plajı, Fatsa KaravanPark, Uzunkum Plajı (Demas), Fatsa Kadınlar Plajı, Fatsa Sahil Güvenlik istasyonu, Elekçi Deresi, Fatsa Lunapark, Fatsa Belediyesi Parkı, Fatsa Sahili, Fatsa Balıkçıbarınağı ve Feneri, Fatsa Kurtuluş Sahil, Bolaman Deresi, Ilıca Nehri, Çalış Deresi, Çalışlar Köprüsü, Bolaman Parkı, Bolaman Balıkçı Barınağı, Bolaman Limanı, Bolaman Haznedaroğlu Konağı, Bolaman Kalesi, Bolaman Kalesi Burun, Bolaman Plajı, Tavla Ağzı Plajı, Yalıköy Park Büfe Çay Bahçesi, Yalıköy İskele, Yalıköy Balıkçı Barınağı, Belicesu Plajı, Gaga Gölü (Sefaköy), Hatipli Şelalesi (Karşıyaka), Sefaköy, Asma Köprü (Sefaköy), Asma Köprü (Demirci), Meşebükü Taşköprü Piknik Alanı (Taşlıca), Bolaman Deresi, Küpdüşen Şelalesi (Küpdüşen), Pongurt Şelalesi (Kösebucağı), Sakura Şelalesi (Aşağıtepe), Kabakdağı Köyü Hayat Oksijen Resort (Güven ve Burak Bey Zapranalı ekmek, gürcü kavurması,mısırekmeği), Isabella Kırsal Yaşam Evi (Ali Faik Bey), Meryem Hanım Butik Oel (Şükrü ve Yaşar Bey), Yücebaş Konağı(Hüsam Bey)
Çağlayan Şelalesi (Özlü), Dev Ağaçlar (Doğa Koruma Alanı-Özlü), Öteci Çamlığı (Manzara Seyir Noktası-Özlü), Dereçayır Çivisiz Cami ( İlçemiz Emirler Köyünde 800 yıl önce, Selçuklular döneminde Canik Türkleri tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Camii, pelit ağacından yontma ve kertme yöntemiyle 6-7 cm.lik tahtaların birbirine geçmesiyle ve ilk yapıldığı zaman hiçbir çivi kullanılmadan yapılmıştır. Camiinin iç mimarisinde kayda değer bir değişiklik yapılmamıştır. Oyma figürleri görülmeye değerdir. Giriş bölümüne sonradan tuğladan bir ek yapılmıştır. Camiinin bahçesinde bir de tarihi mezarlık bulunmaktadır. Camii, Emirler Köyünün, Özlü ve İçyaka Köyleriyle sınırında bulunmaktadır. İlçemize uzaklığı 11 km.dir. Camii halen kullanılmaktadır. Emirler-İçyaka), İçyaka Deresi (İçyaka), Kurtbekir Mağarası (Sarıca), Gökgöl Aile Parkı, Gölköy Kalesi, Değirmenbükü Kaya Mezarı (Özlü Köyü), 52 basamaklı Şıhmanlıoğlu Su Sarnıcı, Enişdibi Şelalesi (Karagöz Mahallesi),Güzelyayla (Tamala), Yemişgen Yaylası (Merkez), Kilise Kalıntıları, Uluvahta Yaylası (Merkez), Gölköy Isırganlı Oba (Doğa Koruma Alanı-Güzelyayla), Alan Çayırı, Çepekli Göl, Ulugöl ve Tabiat Parkı, Dizemeli Göl (Balık Tutma Gölü-Haruniye), Karahasan Karaağaç Cami (Karahasan), Düzyayla, Seyidli Yaylası Şeyh (Kozören), Ulus Derviş Türbesi AVARA (Güzelce), Kuzköy Yaylası (Kuzköy), Haskonem Yaylası (Düzyayla)
Turnasuyu Kapıkaya (Turnasuyu yaylacık Mevkii), Ulutaflan Gülyalı Ordu (Saraycık), Turnasuyu Kordon Parkı
Muhtar Aysun Aydemir Parkı, Seyir Terası, Kale Tepesi (Akören), Tikenlice Köyü ve Kaya Mezarları (13 adet 10km), Kısık Şelalesi (Bahtiyarlar-Gözeren Mah.), Yuryeri Şelalesi, Sarıhasan Gölü ve Şelalesi
Çambaşı Yaylası, Kurtköy Mesire Alanı (Kurtköy), Cin Değirmeni ve Şelalesi, Laleli Camii
Başkotanı Köprüsü (Derinçay), Gümüşdere Köprüsü (Gümüşdere), Taşbaşı Obası (Turnalık), Ablak Taşı (Turnalık), Gerce Obası (Turnalık), Yelimkara Yaylası (Musakırık), Horlak Yaylası (Musakırık), Çambaşı Yaylası İkidere Obası, Çambaşı Yaylası, Çambaşı Kayak Merkezi, Gelin Kayası, Kirazdere Köyü'nde 1 adet, Gümüşdere Köyü'nde 2 adet Kaya Mezarı vardır.
(Armut Pekmezi, cevizli helva), Seyir Terası, Değirmenyanı Sosyal Tesisleri (Ardıç), Bolaman Çayı, Asar Kalesi / Kabataş, Acısu Tesisleri(Kayıncık)
Niksar Seyir Tepesi (Tepe), Korgan Acı Su, (Yukarıkozpınar), Boşalan (Çitlice), Ordu Korgan Çayırkent Yaylası (Çayırkent), Halil Deresi, Çayırkent Yaylası Faltaş Mevki, Çayırkent Aşağıoba Şelalesi (Çayırkent), Çayırkent Karşı Yaka Mevki, Karşı Yaka (Göl Ayağı Mevki), Ayrılık Şelalesi, GIRMANO Yaylası (Kürtünlü Obası) (Tepealan), Yalman Tepesi (Tepealan), Turnalık Yaylası (Beypınarı), Korgan Çiseli Şelalesi, Başköy Şelalesi (Aşağıkozpınar Başköy), Kararuk Ormanı (Yukarıyaylacık), Avluk Dağı (Yukarıyaylacık), Manzara Noktası (Tepe), Karakoyun Deresi, Tiryaki Mahalle Meydanı (Yeniköy)
Küşnefak Kayası (Akçadere), Tarihi Rum Mağarası (Karaağaç), Fizme Kayak Merkezi (Fizme Köyü), 9 km mesafede K.Doğusundaki Karaağaç köyü'nde 1 adet, 17 km batısındaki Şenyurt Köyü'nde 3 adet ve Aşağıdamlalı Köyü'nde 1 adet Kaya Mezarı vardır. Düzoba Yaylası (Çatılı), Yalın Yaylası (Çatılı), Boyacılı Yaylası (Çatılı), Fırın Önü Yaylası ve Yürüyüş Parkuru (Çatılı), Kırk Kızlar Doğa Rezevr Alanı (Çatılı)
Tarihi Melet Yolu Köftecisi (Darıcabaşı), Çambaşı Beyağaç Yaylası Zile (Beyağaç), Kıyıyurt Yaylası (Beyağaç), Çukuralan Yaylası (Beyağaç), Kızılağaç Yaylası (Beyağaç), Mesudiye Beyağaç Köyü, Gülpınar (Rösbene) Yaylası (Gülpınar), Yeşilyurt Köyü, Konacık Köyü ve Kaya Mezarları 1 km.de, Çerçi Köyü, Kaleköy Kalesi ve tam karşısında vadide Deliktaş Kaya Mezarı 5km., Boyboda Yaylası (Herközü), Bayraklı Obası, Çukurova Yaylası, Beşpınar Köyü, Kayadibi Köyü, Bayraklı Obası (Bayraklı), Mesudiye Millet Bahçesi, Melet Irmağı, Beykoz Tepesi Parkı, Mesudiye Parkı, Saat Kulesi, Cumhuriyet Meydanı, Hamidiye Parkı, Mesudiye Merkez Kilisesi, Akmusa Yerleşkesi (Akmusa Köyü), Muharçorum, Ilışar Köyü ve Yaylası, Esatlı Köyü Yaylası, Göçbeyi Yaylası, Gezinme Yeri (Göçbeyi Köyü), Cüle Yaylası (Çiftliksarıca), Savah Çimeni Mesire Alanı (Çavdar), Çavdar Köyü Kaya Mezarları (2 adet), Çığ Gölü (Dayılı), Dayılı Yaylası, Han Deresi Yaylası, Çukurlar Köyü (Güneyce), Ulugöl Yaylası (Yeşilçit), Ulugöl Yayla Parkı, Keyfalan Yaylası, Kızılağaç Yaylası, Eriçok Tepesi, Topçam Baraj Göleti, Dursunlu Yaylası (Dursunlu), Karaağaç Mezrası, Bayırköy ve Kaya Mezarı, Bayırköy Yaylası, Erikköy Kaya Mezarları (6 adet), Tavuk Yaylası, Alanköy Kaya Mezarları (4 adet), Üçyol Beldesi, Bağlı Baba Tesisleri (Türkköyü Köyü), Göllü Yayla, Sarıkaya Yaylası (Merkez), Göçbeyi Yaylası (Dayılı), Han Deresi Yaylası (Merkez), Eskiköy Kaya Mezarları (2 adet)
Gargabaş Tepesi (Medreseönü), Medreseönü Limanı, Okçulu Köyü Camii ve Sahili, Kovanlı Köyü Camii ve Sahili, Dedeoğlu Restoran, Kavra Camii ve Sahili, Sülü Burnu (Çaytepe), Yason Burnu, Yason Kilisesi, Yason Burnu Feneri, Yason Burnu Kayalıklar, Saklı Bahçe Çaytepe Restoran, Özel Doğa Yaşam Alanı, Hasanada Çaka (Aziziye), Boğazcık Mağarası, Çaka Plajı, Beyazkum Plajı, Hoynat Adası Kuş Cenneti (Kurtuluş), Çaka Hoynat Tüneli, Harmanada Çaka (Aziziye), Mersin Köyü Sahili ve Balıkçı Barınakları, Çamburnu Restoran, Kaleyaka Plajı, Çamburnu (Vona) Feneri, Çeşmeönü (Kaleyaka) Plajı, Vona Plajı, Denizkabuğu Plajı, Kışlaönü Balıkçı Barınağı, Hava Radar Komutanlığı Plajı, Perşembe Öğretmenevi, Perşembe İskelesi, Perşembe (Vona) Limanı, Vona Park, Perşembe Kordon Tepe, Kacali Limanı, Harman 52 Cafe (Tepe), Özdemir Şelalesi (Kacalı), Şenyurt Köyü Şelalesi, Değirmeni ve Kanyonu, Ordu Kadınlar Plajı (Çerli), Canavarın Keşfettiği Şelale (Güzelyurt)
Uluğ Bey Meydanı, Uluğ Bey Seyir Terası, Derviş Salih Türbesi, Uluğbey Çeşme, Kıranyağmur Köyü Kaya Mezarları (3 adet 7km.'de), Çongara Cami (Çukur), Melet Irmağı, Kadıncık Şelalesi (Kadıncık), Sarp Dere Köprüsü (Şıhlar), Şeyh Abdullah Hz. Türbesi (Şıhlar), Küpkaya Kanyonu, Ohtamış Şelalesi, Ohtamış Değirmenyanı Şelalesi, Su Değirmeni, Çubuklu Köyü ve Kaya Mezarı, Çağlayan Şelalesi (Çağlayan), Çubuklu Kalesi (Çubuklu), Uzunmahmut Türbesi, İmamoğlu Selim Tarihi Ulubey Evi Müze (Uzunmahmut), Elmaalan Yaylası (Uzunmahmut), Kızılin ve Kardeşler Köyünde 1 er adet Kaya Mezarı vardır. Sayacabaşı Orman Milli Parkı, Yeni Sayaca Kalesi ve Antik Yol
Say Deresi, Karayolları Gn.Md.lüğü Vecdi Diker Hatıra Ormanı, Çınarsu Tabiat Parkı, Şehit Polis Hüseyin Duman Şehitliği, Dumantepe Köyü Seyir Tepesi, Ünye Çınarsuyu Yiğitler Kamp Alanı, Cuma Deresi, Ünye Batıpark Millet Bahçesi, Uzunkum Plajı, Ayanikola Sahil, Ayanikola Kilise Kalıntıları (Aya Nikola Kilisesi, Ordu ilinde, Ünye kentinin batı kısmında, sahilin hemen yakındaki küçük bir kaya parçasında bulunan ve bugüne sadece izleri kalmış olan eski bir kilisedir. Nitekim adanın karşısında bulunan yer, 1914 yılına ait bir Osmanlı haritasında Aya Nikola (آیا نیقولا) olarak geçer. Türkçe Aya Nikola adı, Yunanca Agios Nikolaos veya Hagios Nikolaos'tan (Άγιος Νικόλαος) gelir. Kilisenin, denizcilerin de koruyucusu olan Aziz Nikolaos'a adandığı adından anlaşılmaktadır. Tarihçe; Aya Nikola Kilisesi, Karadeniz kıyısında aynı adlı köyün kilisesi olduğu ve en geç 17. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Nitekim Antakya Patriği III. Makarios&action=edit&redlink=1), bu yüzyılın ortasında Ünye'ye gidişinde bu kiliseyi de ziyaret etmiştir. Bu gezinin anlatıldığı kitapta Aya Nikola Kilisesi'nden taştan inşa edilmiş görkemli yapı olarak söz edilmiştir. Osmanlı döneminde, 1914 yılında hazırlanmış bir haritada kilisenin bulunduğu bölge Aya Nikola (آیا نیقولا) olarak geçer. Bu yer tespiti burada bu isimle bir köy bulunduğunu veya bu mevkinin bu şekilde adlandırıldığını göstermesi açısından önemlidir, Aya Nikola Kilisesi'nin 1930'larda yıkıldığı tahmin edilmektedir. Nitekim bu döneme ait fotoğrafta kilisenin ayakta durduğu görülmektedir. Bu tarihten yaklaşık yüz yıl önce, 1836 yılında Ünye'yi gezen İngiliz jeolog William John Hamilton, *Researches in Asia Minor, Pontus, and Armenia* adlı kitabında "*Caddeleri dolaştıktan sonra şehrin üzerinde kurulu olduğu burnu geçtik ve yeniden kıyıya indik. Bu noktanın batısında, denizde küçük bir kayanın üzerinde bir Rum kilisesinin kalıntıları görülüyordu*" diye yazmıştır. Mimari; Aya Nikola Kilisesi, 1930'larda yıkılmasından bir süre öncesine ait fotoğrafı üzerinden tanımlanabilmektedir. Buna göre Aya Nikola Kilisesi'nin bulunduğu ada duvarlarla çevriliydi; bu duvarlar adanın kıyısı boyunca dolanıyor ve doğal kayalarla birlikte bir set oluşturuyordu. Adayı anakaradan ayıran birkaç metrelik sığ alan, kireç harcı kullanılarak örülmüş olan bir sekiyle anakaraya bağlanmıştı. Kilisenin çatı örtüsü ve duvarları sağlamdı ve girişi güneyde, anakaraya bakan tarafta yer alıyordu. Nitekim adanın çevresindeki duvarların bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Bu duvarların bugüne ulaşan kısımların yüksekliği yaklaşık olarak 1-3 metre arasında değişmektedir. Anakara ile ada arasında bağlantı yolu olan sekinin bir bölümü de bugün ayaktadır. Kilisenin duvarları ise, günümüzde toprak seviyesine kadar yıkılmıştır. Bununla birlikte kilisenin doğu tarafta yarı dairesel bir apsisi olduğu duvar kalıntısından da anlaşılmaktadır.), Çamlık Halk Plajı, Çamlık Piknik ve Mesire Alanı, Ünye Çamlık Koyu, Ünye Feneraltı Plajı, Türk-Japon Dostluk Anıtı, Tarihi Burunucu Yarımadası (Ünye burunucu mahallesinde bulunan tarihi yer. Ünye sahil ile çamlık arasında, tarihi yalı evleri, denizi, sahili ve manzarasıyla en çok ziyaret edilen yerlerden biri. Tarihi burunucunda ünyenin sembolü haline gelen, hemen hemen herkesin geçerken fotoğrafını çektiği yalı evlerinin tadilatları ve restorasyonları ile daha da ilgi duyulacak hale getiriliyor. Ünyenin en çok ziyaret edilen bölgelerinden birinin yer aldığı tarihi burunucu yarımadası ünyenin en güzel yerlerinden birisidir.), Ünye Yalı Sahili, Ünye Yalı Kilisesi (Yalı Kilisesi, Ordu ili Ünye kentinde bulunan eski bir Rum Ortodoks kilisesidir. Yalı semtinde bulunduğu için bu adla anılır. Şehirde Meryem Ana'ya adanmış iki Rum Ortodoks kilisesinden biridir. Ortadan kalkmış olan diğer kilise, şehrin "Kilise Tepe" olarak bilinen yüksekçe yerinde bulunuyordu. Yalı Kilisesi, Meryem Ana'ya adandığı için Panagia Rum Ortodoks Kilisesi veya Meryem Ana Rum Ortodoks Kilisesi olarak da bilinir. Yalı Kilisesi'nin 19. yüzyılda, 1830 veya 1867 yılında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Ancak bu bilgi kayıtlara dayanmamaktadır. Lozan Antlaşması uyarınca Türkiye ile Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesinin ardından Yalı Kilisesi'nin cemaati kalmayınca, Ünye Belediyesi yapıyı depo ve düğün salonu gibi değişik amaçlarla kullanmıştır. Yalı Kilisesi'ne 1930'larda dev elektrik üretim motorları yerleştirilmiş, bu sırada mekân genişletme amacıyla sütunlar kesilip kilisenin çatısı yıkılmıştır. Yalı Kilisesi, 2010 yılında Ünye Belediyesi tarafından on yıllığına Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilmiştir. Ardından restore edilen kilise, 2015 yılında kültür ve sanat merkezi haline getirilmiştir. Ne var ki bu sırada yapıda büyük oranda bir yıkım yapılmıştır. Geriye yalnızca üç cephesindeki dış duvarları yarı yüksekliğe kadar bırakılan kilisenin yıkılan kısımları tamamlanarak yeniden inşa edilmiştir. 19. yüzyılda Ünye taşlarıyla inşa edilen binanın önemli bir kısmının yıkıldıktan sonra daha ucuz olması sebebiyle Urfa'dan getirilen taşlarla restore edildiği kaydedilmektedir. Ayrıca kilisenin batı yönündeki girişine camekanlı bir bölüm eklenmiş ve kilisenin özgün biçimi bozulmuştur. Yalı Kilisesi, mimari açıdan incelenip tanımlanmıştır. Dikdörtgen planlı bir bazilika olan Yalı Kilisesi'nin batı cephesinde çatı alınlığında küçük boyutlu aydınlatma açıklığı bulunmaktadır. Kilise üç apsisli ve üç nefli bir yapıdır. Orta nef yan neflere göre daha geniş tutulmuştur. Orta apsis de yan apsislere göre daha geniştir. Kuzey ve güney cephelerde dörder, apsislerde ise birer pencere bulunmaktadır. Yalı Kilisesi'nin adı Gürcü prensesi Sopio Gurieli'nin anıtsal mezarının Platana'dan Ünye'ye taşınmasında da geçer. Sopio Gurieli, Gürcistan'ı işgal eden Çarlık Rusya güçlerine karşı savaşırken yenilince Osmanlı ülkesine sığınmış ve ölünce Platana'da toprağa verilmiştir. Gurieli'nin mezarı daha sonra Ünye'ye, Kilise Tepe'deki veya Yalı'daki Rum Ortodoks kilisenin avlusuna taşınmıştır. Ancak bu mezar günümüze ulaşmamıştır.), Ünye Kültür Sanat Sokağı, Saray Hamamı 1808 (Süleyman Paşa Sarayı'nın batısında, Saray Caddesi üzerinde konumlanan hamamın kesin inşa tarihi bilinmemektedir. Zira yapının kitabesi yoktur. Süleyman Paşa Sarayı'nın bir parçası olarak 1808 yılından önceki bir tarihte, saray halkı ve konuklarının kullanımı için inşa edildiği düşünülür. Uzun yıllar hamam olarak hizmet veren yapı, 1982 yılında kullanım dışı kalmıştır. Yapının 2016 yılında başlayan restorasyon çalışmalarına dek uzun bir süre metruk vaziyette kaldığı bilinmektedir. Restorasyon projesi öncesinde mülkiyeti Hazinedarzade Süleyman Paşa'nın varislerine ait olan yapı 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kamulaştırılmıştır. 2017 yılında restorasyonu tamamlanan hamam, 2020 yılında orijinal işleviyle tekrar açılmıştır. Yapı, güney-kuzey doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Plan itibarıyla haçvari dört eyvanlı ve köşe hücreli hamamlar sınıfına girmektedir. Dış cephesi yığma taştan olan yapının köşeleri ve pencere aksamı düzgün kesme taştandır. Giriş ise güneyden sonradan eklenen yapı ile caddeden sağlanmaktadır), Saray Surları (Ünye meydanına çıkarken yolun sağında kalan, Süleyman Paşa'nın inşa ettirdiği saraya ait surlardır. Günümüze yalnızca temel taşları, çeşmesi, havuz kalıntısı ve 4 ile 8 metre arasındaki yükseklikte 138 metre uzunluğundaki surların yalnızca denize bakan cehpesi kavuşabilmiştir. Surlar güzel bir ışıklandırma ile şehre kazandırılmış, ön tarafındaki minik parktaki kalp şeklindeki çiçekli taglarda ayrı bir güzellik katmış.), Tarihi Sütunlar (Ünye cumhuriyet meydanında, yıllara meydan okuyarak günümüze kadar kalmış nadir yapılardan bir tanesi. Meydanda bulunan tarihi surlara yakın olduğu için muhtemelen sarayın bir parçası. Işıklandırma yapılarak meydanın bir parçası haline getirilmiş. Her ne kadar iki sutundan oluşuyor olsada tarihi bir dokusu olduğu için değerlendirilmesi güzel. Tarihî Sütunlar meydanın bir parçasıdır.), Zahide Hanım Konağı, Saray Cami (Saray Camii, Ünye kentinde, Hamidiye mahallesinde, Cumhuriyet Meydanı'na bakar konumda eski bir camidir. Ünye kentinde ayakta kalan en eski cami olarak bilinir. Dikdörtgen planlı yapı olan ve Ünye taşından inşa edilen Saray Camisi, kitabesine göre Hicri 1132 (Miladi 1719/1720) yılında Kondura / Gondoroğlu Hacı Ahmed adında ve kaptan olduğu tahmin edilen biri tarafından yaptırılmıştır. Cami, büyük bir olasılıkla caminin banisinin adıyla biliniyordu. 1808 yılında yakınında Süleyman Paşa Sarayı inşa edildikten sonra, saray mensuplarının ibadet için buraya gitmeye başlamalarından sonra cami bugünkü adıyla anılır olmuştur. Yapı, 2006-2007 yıllarında Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. Saray Camii'nin avlusu mezarlık olarak kullanılmıştır. Bu mezarlıkta Hacı Ahmed ve yakınlarına ait olduğu tahmin edilen 12 kadar mezar bulunuyordu. Bir kaynağa göre bu mezarlar kaldırılmış, yerinde Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün ihaleye çıkardığı projeye uygun olarak tuvalet yaptırılmıştır. Caminin avlusunda eskiden bir kuyu bulunuyordu. Bu kuyunun yerinde 1965 yılında bugünkü şadırvan yaptırılmıştır. Caminin eskiden ahşap bir minaresi bulunuyordu. Cami 1940'ların başlarında bir süre cezaevi olarak kullanılmıştır. Dönemin Diyanet işleri başkanı Şerafettin Yaltkaya'nın 1946'da başbakanlığa yazdığı yazıda Saray Camii'nin yıllardır cezaevi olarak kullanıldığı, pek çok müracaata rağmen boşaltılmamasının toplumda şikayet konusu olduğu ve süratle boşaltılması gerektiği kaydedilmektedir. Binanın cezaevi olarak kullanıldığı dönemde ahşap minaresi yıkılmıştır. Bugünkü taş minarenin inşası ise 1960'larda tamamlanmıştır. Saray Camii, kesme taştan inşa edilmiş olup, harim ve kadınlar mahfilinden oluşmaktadır. Camini kuzey ve güney cephelerde ikişer, doğu vebatı cephelerde ise üçer penceresi bulunmaktadır. Bazı pencerelerin denizlik ve lentolarının iki kenarlarında çiçek motifli süslemeler bulunmaktadır. Caminin sonradan inşa edilmiş olan minaresi tek şerefelidir. Yapının kırma çatısı kiremitle örtülmüştür. Caminin kuzeyde yer alan giriş kapısı çift kanatlı ve ahşaptır. Caminin kitabesi kapı çerçevesinin üst kısmında yer alır. Kadınlar mahfili dört ahşap dikme üzerine oturtulmuştur. Saray Camiinin mihrap ve minber taş malzemeden yapılmıştır. Mihrap sivri kemerli olup çevresi oyma çiçek motifleriyle, minberi ise bitkisel motiflerle süslenmiştir.), Ünye Cumhuriyet Meydanı, Yunus Emre Parkı, Yunus Emre Heykeli, Ünye İskelesi Kumsal Alanı, Kadılar Yokuşu, Ünye Belediyesi Yaşayan Kültürel Miras Müzesi (Ünye Hamidiye mahallesinde, Kaptan Server Bey'in konağının dönüştürülmesiyle 2013 yılında açılmış bir müzedir. Çerkes asıllı Server Bey'in yaşadığı konaktaki bir taşta Hicri 1176 tarihin bulunması sebebiyle bu yapının 1759 yılında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Ancak bu taş, başka bir yapıdan alınmış ve bu yapıda kullanılmış olabilir.[^[2]^](https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Cnye_M%C3%BCzesi#cite_note-2) Söz konusu konağın tarihi hakkında daha ayrıntılı bilgi mevcut değildir. Taban alanı 210 metrekare olan bina, taş zemin üzerine ahşaptan inşa edilmiş tarihi bir Ünye evidir. Tavan, duvarlar, dolaplar ve mutfak kısımlarında ahşap işçiliği görülmektedir. Cephelerde çatıya yakın bir yükseklikte vitray pencereler sıralanmaktadır. Evin dışında ise geniş bir bahçe, kuyu ve çamaşır yıkama teknesi bulunmaktadır. Ünye'de bir müze kurulması fikri, uzun yıllara dayanmakla birlikte müzeye dair ilk girişim 2003 yılında ortaya çıkmıştır. Konağın son sakini Meliha Vural'ın evi bağışlama isteğiyle başlayan süreç, mirasçıların fazla olması sebebiyle 2009 yılında kamulaştırma ile sonuçlanmıştır. Bina, müze yapılmak üzere 14 Nisan 2009'da, 92 bin TL karşılığında Ünye Belediyesi tarafından satın alınmıştır. Mülkiyete dair hukuki süreçlerin tamamlanmasından sonra restorasyona başlanmak üzere evin rölövesi, mimar Melike Ünlü tarafından çıkarılarak Anıtlar Yüksek Kuruluna gönderilmiştir. 2013 yılında, Ünyeli mimar Zeynep Ahunbay'ın teknik destekleriyle restorasyonu tamamlanan yapı, ilk olarak *Müze Ev* adıyla faaliyete geçmiştir. Müzenin bahçe peyzajı ise mimar Sibel Cerrahoğlu tarafından gerçekleştirilmiştir. Ünye Müzesi'nde Server Bey'den kalan eşyalar değil, halkın ve evin son sakininin bağışladığı objeler sergilenmektedir. 2014 yılında 380 eserin bulunduğu müzede 2016 yılı itibarıyla 783 eser kayıtlıydı. Odalara "Kaptan Server Bey Odası", "Meliha-Ali Rıza Erüş Odası" gibi adlar verilmiş ve konakta yaşamış kişilerin hatırasını yaşatma amacı güdülmüştür. Müzede "Baş Oda", "Mutfak" adını taşıyan mekânlar vardır. Ünye Müzesi'nde kılıç, kama, fotoğraf makinesi, el değirmeni, daktilo, dikiş makinesi, ütü, çıkrık, lamba, mutfak eşyası, eski kıyafetler gibi pek çok sayıda ve pek çok çeşit obje bulunmaktadır. Mevcut eşyalarla bir adet yatak odası, sedirle oda ve mutfak düzenlenmiştir. Ünye Müzesi'nin bahçesinde de ilginç objeler sergilenmektedir. Bunların başında Kilise Tepe Rum Mezarlığı'ndan günümüze ulaşan bilinen tek kalıntı olan 80x120 cm ebatlarındaki Rumca yazılı mermer mezar taşı gelmektedir. Bu mezar taşı dışında Bayramca'da bulunmuş olan iki üzüm sıkma teknesi, hela taşları, Osmanlıca yazılı mezar taşları ve dibek bulunmaktadır. Müzenin avlusunda ayrıca Ünye'nin ilk deniz feneri sergilenmektedir.), Orta Cami 1899 (1891'de Orta Çarşı ahalisinin girişimiyle yapımına başlanmıştır. Caminin kuzeybatı girişinde, dış kapı üzerinde yer alan kitabede, "ahalinin yardımıyla" inşasına başlandığı ifade edilmektedir. Seneyi 1317 (Miladi 1899) tarihini taşıyan bir kitabe caminin inşa yılını ve nasıl yapıldığını anlatmaktadır. Ünye taşından imar edilen cami 1939 depreminde ağır hasar görmüş ve taban alanı genişletilerek neredeyse yeniden inşa edilmiştir. Cami 2010 yılında restorasyona alınmıştır.), Orta Çarşı, Suluhan, Ünye Tarihi İskele, Atatürk Parkı, Atatürk Parkı Çivisiz Cami, Ünye Nesilden Nesile Müze Evi, Kurna Deresi, Tozkoparan Mağarası (Günpınarı), Alaoğlu Zehra Değirmeni (Kuşdoğan), Kesikbaş Kümbet Evliyası, Ünye Limanı, Ünye Limanı Feneri, Orman Genel Md.lüğü Ünye Kent Ormanı, Asarkaya Kent Ormanı, Mavi Deniz turistik Tesisi, Ünye Kalesi ve Kaya Mezarı (Ünye Kalesi, Ordu'ya bağlı Ünye ilçesinde, Ünye kentinin 5 km güneydoğusunda eski çağlardan kalmış bir kaledir. Kaleköy'ün sınırları içindedir. Çaleoğlu Kalesi adıyla da bilinir. 2500 yıllık bir geçmişe sahip olduğu tahmin edilen kalenin Pontus, Roma, Bizans ve Osmanlılarca kullanıldığı düşünülmektedir. Kalenin bir dönem ise keşişler için bir inziva yeri olarak kullanıldığı kaydedilir. Kaleyi Yağı Basan adlı Danişmendli hükümdarının fethettiği rivayet edilmektedir. *Çaleoğlu* adının ise kaleyi elinde tutan bir Osmanlı derebeyine dayandığı düşünülmektedir. Ünye Kalesi, Ünye-Niksar karayolunun yedinci kilometresinde yolun sol tarafında yer alır. Kalenin bir özelliği de büyük bir kısmının sadece bir kayadan oluşmasıdır. Ulaşılması zor bir yamaçta yükselen kale duvarları günümüze büyük ölçüde sağlam ulaşmıştır. Bu bölgede yüksek bir yerde bulunduğu için 11-12. yüzyıllarda müstahkem mevki olarak kullanılmıştır. Kale girişi güneydoğu tarafta bulunmaktadır. Pontos kralı II. Mithridatis) zamanında yapılan kapının yüksekliği 5 metreyi bulur. Bu yönde, yerden on metre yükseklikte, genişliği 3 metre ve yüksekliği 2 metre bir kaya mezarı bulunmaktadır. Mezarın üçgen alınlığının her üç noktasında birer kabartma kartal yer alır. Kalede zirveye yakın noktada iki adet dehliz ve bir sarnıç bulunmaktadır. 2009 yılında yapılan restorasyon ve temizlik çalışmalarında taşları düşen surlar restore edilmiş, molozlar altında iç kale mezarları ve yeni lahitler keşfedilmiştir. Arkeologların bulunmadığı restorasyon çalışmasında mezarları temizlemek adına çıkarılan iskelet ve kemiklerin bilinçsiz müdahalelerle yok edildiği kaydedilmektedir. 2018 yılında yeniden başlayan restorasyon çalışmalarında farklı dönemlere ait sikke, çömlek ve gülleler bulunmuş; 250 metrelik büyük dehliz için turistlerin raylı sistemle mekanı ziyaret edebilecekleri bir proje hazırlanmıştır.), Güzel Kale Köyü Muhtarlığı, Ünye Saray Caddesi ve camii 1721, Eski Hamam, Cevizdere Mevkiinde Gürpınar Köyü ana yola 1.5 km. mesafede Tozkoparan, Sanayinin hemen karşısında Balavuz, Tekkiraz Beldesi Kadavay mahallesi caminin karşısında Kadavat Kaya Mezarları, Gençağa Kalesi, Kabakdağı Köyü, Sarmaşık Kaplıcası, Gökçe Gelin Şelalesi (Çağlak-Pelityatak), Şeyh Yunus Emre Türbesi (ÜnyeGölevi mahallesinde Yunus Emre'nin gömülü olduğu ileri sürülen türbedir. Ancak Ünye, Yunus Emre Türbesi'nin bulunduğu iddia edilen tek yer değildir. Günümüzde türbe modern bir yapı içine alınmıştır. Burada eskiden de bir türbe olduğu, bu türbenin halk tarafından "Şehnuz" ve "Şeynuz" olarak adlandırıldığı bilinmektedir. Şeyh Yunus adının zaman içinde halk dilinde "Şehnuz" veya "Şeynuz"a dönüştüğü varsayılmıştır. Bununla birlikte söz konusu adlar üzerinden Şeyh Yunus'un türetildiği de söylenebilir. Şeyh Yunus Emre Türbesi, Ünye kentine hakim bir tepede yer alır. İçinde sandukanın bulunduğu modern yapının etrafından eski olmayan bir mezarlık bulunmaktadır. Türbeye giden yol "Tasavvuf Yolu" olarak adlandırılmış, yolun iki tarafında Yunus Emre'nin şiirlerinin yer aldığı levhalar dizilmiştir. Türbenin hemen yakınında yenilenmiş olmakla birlikte mezar taşından eski olduğu anlaşılan iki mezar vardır. Türbenin batı tarafından yaşlı bir ağaç dikkat çekicidir. Gri rengin hakim olduğu, kubbesi ve büyük pencereleri bulunan yapının ortasında, üzerinde yeşil örtünün bulunduğu bir sanduka bulunmaktadır. Sanduka demir parmaklıklarla çevrilidir. Türbenin içine halkın oturup dua etmesi için tabureler konmuştur. Türbenin önünde Ünye Yunus Emre Eğitim ve Kültür Derneği tarafından yerleştirilmiş olan bilgi panelinde, Yunus Emre'nin Tokat'ta Gaj Gaj Dede zaviyesini ziyaret ettiği, Niksar-Ünye yolu üzerinden Ünye'ye gittiği belirtilmiştir. Bu bilgilerin Fuad Köprülü, Nihad Sami Banarlı gibi edebiyat tarihçisi ve araştırmacılara dayandığı ifade edilmiştir. Ancak Yunus Emre'nin Ünye'de öldüğüne dair başka efsaneler de vardır.[^[2]^](https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeyh_Yunus_Emre_T%C3%BCrbesi#cite_note-:1-2) Pek çok yerde bulunan Yunus Emre türbelerinden hangilerinin makam ve hangisinin gerçek mezarı olduğu tartışma konusudur. "*İndik Urum'a kışladık / Çok hayr u şer işledik / Oney oldu son durak / Göçtük Elhamdülillah*" dizelerinin Yunus Emre'nin mezarının Ünye'de bulunduğunun bir çeşit kanıtı olarak gösterilmektedir. Oysa şiirin aslı "*İndik Rum'u kışladık / Çok hayr u şer işledik / Uş bahar geldi geri / Göçtük elhamdulillah*"dır. Ünye'deki bir mezarın Yunus Emre'ye ait olduğunu göstermek için söz konusu dörtlüğün değiştirildiği anlaşılmaktadır. Yunus Emre'nin Ünye'ye ait bir figür olduğunu pekiştirmek amacıyla türbesi olarak kabul edilen mezarın yanındaki camiye Şeyh Yunus Emre Camii ve mezarlığa da Şeyh Yunus Emre Mezarlığı adı verilmiştir. Ünye kentinde ayrıca Yunus Emre Parkı, Yunus Emre Caddesi, Yunus Emre Bulvarı, Yunus Emre İlkokulu, Yunus Emre Eğitim ve Kültür Derneği bulunmaktadır. Saca mahallesinin adı da 2016 yılında Yunusemre mahallesi olarak değiştirilmiştir. Şehirde her yıl Yunus Emre'yi anma etkinlikleri düzenlenmektedir.-Saca)
Ticaret yolları üzerinde stratejik noktalara konumlanan kaleleri kapsayan rota; merkez ilçede Kurul, Fatsa ilçesinde Bolaman (Polemonion) ve Cıngırt, Ünye İlçesinde Ünye, İkizce ilçesinde Gençağa, Çatalpınar İlçesinde Akkaya (Göllerköyü), Gölköy İlçesinde Gölköy (Habsamana) ve Mesudiye ilçesinde Kaleköy kaleleri yer alır.
Zengin bir kültürel mirası yansıtan kiliseleri içeren rota; Perşembe ilçesinde Yason, merkez ilçede Taşbaşı ve Düz Mahalle, Mesudiye ilçesinde Mesudiye, Mesudiye-Topçam beldesinde Muzadere ve Şaphane, Gölköy ilçesinde Darahta ve Yemişgen, Ünye ilçesinde Yalı kiliselerini kapsar.
Merkeze bağlı Çavuşlu mahallesinde yer alan Çavuşlu Şelalesi.
Şehir merkezine 26km. mesafedeki Karaoluk (Çiseli Şelalesi), Ordu-Fatsa yolunun 20 kmdeki Kırlı sapağından ulaşabileceğiniz vadi sizi 3 zarif şelaleye götürür. Köyle aynı ismi taşıyan Karaoluk'a (Çiseli) yerleşiminden 300 metre yürüyerek ulaşılır. Hava koşulları uygun ise şelalenin dökülmeden önce ve sonra oluşturduğu gölette de yüzebilirsiniz. Karaoluk köyünden Sayacabaşı'na doğru devam ederseniz solunuzdaki vadi yatağının birdenbire derinleştiğini fark edeceksiniz işte bu kanyon görünümlü müthiş coğrafya kayalar arasından büyük bir gürültüyle akan Kabaçağlayan Şelalesi'ni ve mağaraları uzaktan fotoğraflayabilirsiniz. Yolun devamında ise Karaoluk'a 2 km mesafede yer alan Kurşunçal Şelalesi ve Karaoluk Sarısay Şelalesi karşınıza çıkar bu üç şelaleye Sayacabaşı Mesire Yeri'nden de ulaşabilirsiniz.
Akkuş Kapılı Şelalesi, Kibar (Gökçegelin) Şelalesi
Aybastı Perşembe Yaylasında yer alan Aybastı Çiseli Şelalesi.
Çatalpınar-Kabataş yolundan Ortaköy'e doğru sapılan yolda Çatalpınar Ortaköy Şelalesi ve Fatih Dere Şelalesi yer alır.
Ordu ilinin kayda değer diğer şelalelerinin bir bölümü Çaybaşı ilçesi İlküvez beldesinde yer alıyor. Kapılı Şelaleleri olarak anılan bu tabiat harikaları Çaybaşı'na 23 km. mesafede bulunuyor. Kurtboğaz ve Yanıklı mevkilerindeki şelalelere yürüyerek ulaşmak mümkün.
Gürgentepe ilçesindeki Ohtamış Şelalesine, kuşkusuz Ordu'nun en güzel şelalesidir. Gürgentepe ilçesine 6, Ulubey ilçesine 10.5 km mesafedeki şelale, beyaz köpükler saçarak yükseklerden dökülür. Ulubey'e 40 km. uzaklıkta, Melet ırmağı vadisi manzaralı köy ile aynı adı taşıyan Çağlayan Şelalesi 130m. Yükseklik ile ilin en yüksek şelalesidir. Yaz aylarında debisi azalan bu doğa harikasının coşkun suları aşağılara doğru sıçrarken, kilometrelerce uzaktan bile görülebilir.
Gürgentepe-Çamaş yolu üzerindeki Kestane Yokuşu Şelalesi ise, ulaşımı zor doğal bir alanda yer alır. Çamaş ilçe merkezine 11 km. uzaklıktaki Ayıkalesi mevkisinden başlayıp dik yamaçtaki fındık bahçeleri arasından yürünerek varılabilen Kestane Yokuşu, iki farklı alanda takım şelaleleri yaratarak büyük bir gürültüyle süzülür.
Kabadüz İlçesi Yokuşdibi beldesi Gümüşdere köyündeki vadide 4 adet şelale yer alır. Sarp konumlarından dolayı yanlarına ulaşılması zor olan şelaleleri yüksek bir alandan fotoğraflayabilirsiniz. Yakın bir geçecekte seyir platformlarının yapılacağı şelaleler turizme kazandırılacağı günü bekliyor. Yine Yokuşdibi beldesine bağlı Ordu-Giresun sınırında yer alan Gerce Obası'na 5 km. mesafedeki Gerce Şelalesi, büyük göleti estetik görüntüsüyle muhteşemdir.
Korgan ilçesi Tepealan köyüne yakın bölgede Korgan Çiseli Şelalesi, Durali köyüne yakın Başköy Şelalesi
Kumru'ya 6 km. mesafedeki Pösküden şelalesi ise, küçük ama etkileyici bir görüntüye sahip. Ormanlarla çevrili bir vadide yer alan çağlayan, suyun nemiyle yosun bağlamış kayaların üzerinden süzülerek düşüyor dere yatağına.
Perşembe İlçesine bağlı Şenyurt Köyü'nde yer alan Şenyurt Şelalesi ve Güzelyurt Köyüne doğru giderken Canavarın Keşfettiği Şelale ve Göldüzü Ahmet Kılıç Köy Müzesi yer alır. Çaka Plajı'ndan Boğazcık Köyü mevkiinde Boğazcık Mağarası, sahil yolundan giderken Hoynat Adası ve Kuş Cenneti yer alır. Daha ileride ise Yason Burnu ve Kilisesi vardır.
Ünye ilçesindeki Dipselek Şelalesi Fatsa sınırındaki Erenyurt beldesindedir. Erenyurt Kalesi'nin devamında Hatap, Gökçebel ve Fartıl derelerinin birleştiği yerde bulunan şelalenin suyu yaz aylarında azalmaktadır. Bu bölgede görülmesi gereken bir diğer şelale, cadıkazanları yaparak akan Dereköy Kazankaya Şelalesidir.